Bulunduğu kategori:

Hekim Hemşire Çatışması

Hekim Hemşire Çatışması

 

Genellikle hekim ve hemşire arasında işe yönelik yaşanan sorunlar, sağlık hizmeti organizasyon yapısının matriks yapıda olmasından kaynaklanır. Servise yatan hastalara sunulan sağlık hizmetinde hemşireler, bir yandan hekimin teşhis ve tedavi planını uygularken; diğer yandan hastanın bakım gereksinimlerine göre hemşirelik bakımını uygularlar. Her hasta kendi hekimi için bir projedir. Hekim hastanın hastalığının tanısını belirler, buna göre uygulanması gereken tedavi planını hazırlar ve sonuçlarını izler. Bu nedenle serviste çalışan hemşireler hastaların teşhis ve tedavi planının uygulanmasından dolayı hastanın hekimine (proje yöneticisi) karşı sorumludurlar. Diğer taraftan hastanın gereksinim duyduğu hemşirelik bakım uygulamalarının yapılmasından ve mesleki uygulamalardan dolayı hiyerarşik yapıda servis sorumlu hemşiresine (fonksiyonel yönetici) karşı sorumludurlar.

Hiyerarşik yapılarda, her ast sadece bir üstten emir almalı ve ona karşı sorumlu olmalı ilkesini kullanır ve buna emir- komuta birliği denir. Matriks yapıda ise çalışanlar iki ayrı yöneticiye karşı sorumludur. Buna göre uzmanlık bölümleri içinde çalışan personel bir yandan uzmanlıkları nedeniyle ilgili bölümün yöneticisine (Hiyerarşik yapıda dikey ilişki/ servis sorumlu hemşiresi ile HHM); bir  yandan da bu uzmanlıklarını belirli bir projede uyguladıkları için bu projenin yöneticisine (Yatay  İlişki/ hastanın hekimi) karşı sorumludur. Proje yöneticisi ile uzmanlık bölümleri arasında astlık – üstlük ilişkisi yoktur.  Projenin gerçekleşmesi için birlikte çalışmak zorundadır.  Hastanelerde ise bu yöneticilerden biri çalışanın fonksiyornel yöneticisi (HHM, servis sorumlu hemşiresi) olup, işin kimler tarafından, nerede (hangi bölümde) ve mesleki açıdan nasıl (hemşirelik hizmetinde primer hemşirelik mi, takım hemşireliği mi, vaka yönetimi mi kullanılacak?) yapılacağını belirler. Proje yöneticisi (bölüm yöneticisi, klinik şef) ise, projede (bölümde) ne yapılacağını, ne zaman ve neden yapılacağını belirler.

Matriks yapı içerisinde yer alan çalışanların çeşitli sorunlarla karşılaşmaları olasıdır. Özellikle iki ayrı yöneticiye bağlı olmak karışıklık ve düzensizliği beraberinde getirir. Ayrıca sağlık hizmeti hastaların hastalıklarına, talep ve beklentilerine göre sürekli değişim gösterdiğinden oldukça komplekstir. Yapılması gereken işlerle ilgili sürekli değişikliklerin olması, çalışanlar ile yöneticiler arasında sık çatışmalar yaşanmasına yol açabilir. Özellikle matriks yapıda yer aldığının farkında olmayan çalışanlar hangi konularda kime karşı sorumlu olduklarını, kimden emir alacaklarını bilemezler. Benzer olarak bölüm yöneticileri de hangi konularda çalışanlara nasıl müdahale edeceklerini, nasıl yönlendireceklerini bilemezler. Matriks organizasyonun iyi işleyebilmesi için sorumluluk ve yetki alanlarının çok net bir şekilde belirlenmesi, bu yapıya uygun tutum ve davranışların geliştirilmesi gerekmektedir. Matriks yapının işleyişinde de bazı özellikler yer almaktadır (Koçel, 2008). Buna göre:

  • Proje yöneticisi olan hekim ile fonksiyonel yöneticiye bağlı hemşireler arasında astlık- üstlük yoktur. Etkin ve kaliteli sağlık hizmeti sunabilmek için birlikte çalışmak zorundadırlar. Bu nedenle proje yöneticisinin çalışanlar üzerinde ikna etmeye dayalı yetkisi bulunmaktadır.
  • Kaliteli sağlık hizmet sunma sorumluluğunu hekim ile servis sorumlu hemşiresi (SSH) birlikte taşır.
  • Proje yöneticisi olan hekim ile fonksiyonel yönetici olan SSH arasında hiyerarşik bir bağ bulunmadığından, biri diğerine emir veremez.
  • Matriks yapıda yer alan çalışanlar her iki yöneticiye karşı sorumludur.

 Kaynaklar

  • Ekici D (2013) Sağlık Bakım Hizmetinin Yönetimi, Sim Matbaası, Ankara
  • Ataman G (2009) İşletme Yönetimi, Türkmen Kitapevi, İstanbul.
  • Eren E (2008) Yönetim ve Organizasyon, Beta Basım, İstanbul.
  • Koçel T (2007) İşletme Yöneticiliği, Arıkan Yayıncılık, İstanbul.

 

3 adet yorum yapılmış.

    • Dilek Ekici

      Yönetmelikte kişilere yönetim işinin nasıl yapılacağı anlatılmaz maalesef. Ama hangi işler için kimlere karşı sorumlu olduğumuz tanımlanmıştır. Hastalara uygulayacağımız ilaçlarla ilgili order (yani emir, biz onu istem şeklinde ifade etsek bile) bize hekim tarafından verilir. Bu yasal olarak hastanın hekimine tanınan yasal yetkidir. Ancak hemşirenin hangi gün ve saatte çalışacağına servis sorumlu hemşiresi karar verir, baş hemşire (hemşirelik hizmetleri müdürü ya da sağlık bakım hizmetleri müdürü) onaylar. Bu da yasal olarak tanımlanmıştır. Yani yönetsel sistemde hemşire iki farklı yöneticiden emir alır. Proje yöneticisi hastanın hekimidir, proje bitince yani ilgili hasta taburcu olunca proje yöneticiliği görevi biter. Fonksiyonel yönetici ise sorumlu hemşiredir. Servise yatan başka hasta olursa, onun bakımı için yine hemşireyi görevlendirir. hemşire yeni hastanın tedavi ve bakımında yine iki ayrı yöneticiye karşı sorumludur. Buna matriks yapı denir. Yasada ve yönetmelikte bu bilimsel bilgi yer almaz doğal olarak. İşi yapanlar, işin gereği olduğu için bu bilimsel bilgiyi bilmek zorundadır. Bu zorunluluğu ben belirlemiyorum, yine yasa belirliyor. Buna yasa da “hukuki sorumluluk” denir. Yani yasa da hukuki sorumluluk “üstlenilen bir görevin gereklerinin bilinmesi ve bu gereklere uygun olarak davranılması zorunluluğudur” şeklinde ifade ediliyor. Yönetim soyut bir kavram değildir. Ölçmediğimiz ve izlemediğimiz bir şeyi yönetemeyiz. Sizce servislerde sunulan hemşirelik hizmeti nasıl ölçülür ve izlenir? Bu da maalesef yasa da yazmaz. Bunlar bilimsel bilgilerdir, işi yapanların öğrenmesi “hukuki anlamda zorunluluktur”. Hemşirelik yönetmeliğinde “yönetici hemşire hastaların bakım gereksinimlerini belirler” dediğinde nasıl bir belirlemeden bahsediyordur acaba? Aslında hasta sınıflandırma sisteminin kurulmasından bahsediyor. Ya da tıbbi hataları kayıt altına alır derken toplam kalite yönetiminden bahsediyor. Biz hastanelerimizde yönetmelikte olmasına rağmen bunları yapmıyorsak, bu bizim yönetim bilgisine sahip olmadığımızdan olabilir mi acaba???

      Cevapla

Yorumunuz?

37q, 0,235s